Beşiktaş'ın Shakhtar Donetsk'e Yenilgisi Üzerine Değerlendirmeler

UEFA Avrupa Ligi 2. Ön eleme turunda Beşiktaş, kendi sahasında Shakhtar Donetsk'e 4-2 mağlup oldu. Bu karşılaşmayı, Hürriyet Spor yazarları değerlendirdi.

Güntekin Onay’ın Değerlendirmesi

Arda Turan > Solskjaer

Beşiktaş, hem fiziksel hem de takım oyunu açısından hazır görünmüyor. "Solskjaer ve ekibi bu takıma ne katıyor?" sorusunun cevabı maalesef büyük bir "hiç". Geçtiğimiz sezon, zaman zaman hızlı ve etkili geçişler yapan bir takım izliyorduk. Ancak dün akşamki Beşiktaş, ne top ayağındayken etkiliydi ne de rakipteyken. Takım oldukça hantal bir görüntü sergiledi ve maçın hiçbir bölümünde tempoyu yükseltemedi. Hazırlık maçlarından beri görülen yavan ve pozisyonsuz futbol, dün de sahadaydı. Büyük umutlarla transfer edilen Orkun Kökçü istekli ve iyi niyetli, ancak fiziksel olarak hazır değil.

Beşiktaş'ın En İyisi Gedson'du

Dün Beşiktaş'ın en iyi oyuncusu, fiziksel olarak takım arkadaşlarının önünde olan Gedson Fernandes idi. Beşiktaş'ın öncelikle hızlı ve dribbling yeteneği olan kanat oyuncularına ihtiyacı var. Jurasek kötü bir oyuncu değil, ancak Masuaku'nun kalitesinde olmadığı da açık. Dün, Arda Turan'ın genç Shakhtar ekibine neler kattığını gördük. Saha kenarında sürekli oyunu yaşayan ve takımı yöneten Arda Turan, deplasmandaki 4-2'lik galibiyetin mimarı oldu. Beşiktaş'ın teknik direktörü Solskjaer ise yaratıcılıktan uzak bir isim. Ayrıca maç 3-1'e gelmişken forvet Abraham'ı oyundan çıkarmanın anlamı ve amacı neydi?

Taraftar Bile Sınıfta Kaldı

Ne fiziksel olarak ne de saha içi organizasyon bakımından Norveçli teknik adamın Beşiktaş'a katkısı yok. Beşiktaş çok daha agresif, iddialı ve alan daraltan prese dayalı bir futbol oynamalı. Teknik direktör de bu takımın misyonuna ve hedeflerine uygun bir mantalite ile hareket etmeli. Her daim Beşiktaş'ın gurur kaynağı olan taraftar bile dün takım gibi sınıfta kaldı.

Uğur Meleke’nin Değerlendirmesi

Shakhtar Donetsk, Doğu Avrupa futbolunda 21. yüzyılın en etkileyici hikayelerinden biri. Rinat Akhmedov kulübü satın alıyor, sportif direktörlüğe Sergiy Palkin’i getiriyor ve neredeyse çeyrek yüzyıldır bu kulüp, tanımlanabilir bir stratejiyle yönetiliyor. Elbette kulüp tarihinin zirvesini Mircea Lucescu döneminde yaşadılar ama hâlâ onun mirasına sahip çıkan bir anlayış var Donetsk ekibinin. Ülke bir savaşın içinde. Ukrayna’ya uluslararası yıldız getirmek 10-15 yıl önceki kadar kolay değil. Lucescu dönemindeki gibi Willian’ları, Fernandinho’ları, Alex Teixeira’ları, Fred’leri artık belki Donetsk’e getiremiyorlar ama yine çok yetenekli ve genç Güney Amerikalıları var. Dün ileri beşlilerinin yaş ortalaması 21’di: Merkezde Sudakov ve Ocharetko 22, sağ açık Alisson 19, sol açık Kevin 22, santrfor Eguinaldo 20 yaşında. Çok dinamik ve yetenekli bir ön grubu var Shakhtar ekibinin.

Jurasek Çok Zorlandı

Shakhtar'ın maç boyunca planı sağ açık Alisson ve sol açık Kevin’in Beşiktaş’ın beklerine karşı kurdukları üstünlüktü. Özellikle Alisson, ayağına aldığı her topta Jurasek’i geçti, Çek futbolcu maçı belki de tek bir olumlu hareket kaydedemeden bitirdi. Shakhtar Donetsk sadece bireysel yetenekleriyle değil, fiziksel olarak da dün ciddi bir fark yarattı. 68. dakikadaki Kevin golü öncesi neredeyse üç dakika topu Beşiktaş’a vermediler. Uluslararası düzeyde bir rekor kırmış olabilirler, belki de 50+ pas sonrası geldi Kevin’ın golü. Ancak Beşiktaşlılar topu kazanmayı bir yana bırakın, isyan dahi edemediler bu 3 dakikalık pas sekansına. Gördüğüm kadarıyla Shakhtar sezonu 20 Haziran’da, Beşiktaş 28’inde açmış. Tabii ki Donetsk ekibi resmi müsabakalara da erken başladı ama bu derece fiziksel farkın oluşması normal kabul edilebilir mi? Beşiktaş acaba çalışmalara daha erken başlayabilir miydi? Dün sahadaki iki ekibe bakınca sanki bir taraf atletizm takımı, diğeriyse snooker sporcuları gibiydi.

Topics

Related news