Dünya Kupası'na Kötü Başlangıç: Türkiye 2-0 Avustralya'ya Yenildi
A Milli Futbol Takımımız, 24 yıl aradan sonra katıldığı Dünya Kupası'na istediği gibi bir başlangıç yapamadı. Ay yıldızlı ekip, D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup oldu.
Maç sonrası Hürriyet'in deneyimli yazarlarından eski hakem Fırat Aydınus, karşılaşmayı ve Dünya Kupası'nı değerlendirdi.
OYNANACAK İKİ MAÇ DAHA VAR, UMUT DA VAR!
Avustralya'ya karşı aldığımız yenilgi, umudumuzu yitirmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Beş gün sonra Paraguay ile oynayacağımız kritik bir maç var.
Evet, rakibimizi hafife aldık. Evet, “Grubun en zayıf halkası” dedik. Evet, bu maçı kazanacağımızı düşündük. Ancak, savunma disiplini yüksek, mücadele gücüyle öne çıkan ve ani geçişlerle etkili bir takıma karşı oldukça kötü bir performans sergiledik ve 2-0 mağlup olduk.
Bu durumu açıklamak için birçok bahane bulabiliriz. İstatistiklere bakarak, “Aslında kötü oynamadık, sadece gol atamadık” diyebiliriz. Savunma ve hücum hattındaki tercihler nedeniyle Vincenzo Montella’yı eleştirebiliriz. Ancak, bu mağlubiyet umudumuzu kaybetmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Önümüzde iki maç daha var ve bu maçlar, grup aşamasından çıkma şansımızı artırabilir.
DERS ALMAYI BİLMELİYİZ
Tarihimize baktığımızda, katıldığımız 9 büyük organizasyonun 8'ine yenilgiyle başladığımızı görebiliriz. Bu tür turnuvalarda başlangıç önemlidir, ancak daha da önemlisi nasıl sonlandığıdır. İlk maçlardaki mağlubiyetlerden doğru dersler çıkarabilmek, sonraki maçlara daha güçlü bir şekilde hazırlanmak açısından fırsat olabilir. “Her şerde bir hayır vardır” sözü, tam da böyle zamanlar içindir. Gruptan çıkma adına iki maçımız daha varsa, umudumuz da vardır.
HAKEM OLMAK İÇİN ARTIK MATEMATİK BİLMEK DE ŞART
Bu yazıyı kaleme alırken, izlediğim Dünya Kupası maçlarını göz önünde bulundurdum. Hakemlikte aranan kriterler arasında artık temel düzeyde matematik ve muhasebe bilgisi de ekleniyor gibi görünüyor.
Çünkü izlediğim maçlarda hakemler, oyuncu değişiklikleri ve sakatlık sürelerini oldukça titiz bir şekilde takip ediyor. Bu detaylar, maçın yönetiminde büyük önem taşıyor.
Topun oyunda kalma süreleri açısından en yüksek performans ise Avustralya-Türkiye maçıyla elde edildi. Bu maçta top, 100 dakikada 62 dakika oyunda kaldı.
YENİ KAOSLAR KAPIDA
Yeni kuralların etkisini ilerleyen maçlarda göreceğiz. Ancak, şu ana kadar beklenen etkinin tam anlamıyla oluştuğunu düşünmüyorum. Hakemlik açısından, yeni kuralların uygulanması, maç yönetiminde kritik olan 12. Kural’ın yorumlanması ve doğru karar verilmesinin önüne geçiyor gibi görünüyor. VAR’ın müdahale alanını genişleten bu yeni uygulamalar, önümüzdeki sezon Süper Lig’de tartışmalara yol açabilir.