Hernan Crespo'dan Anılar ve Gelecek Hedefleri
Arjantin futbolunun efsanevi ismi Hernan Crespo, İtalyan La Gazzetta dello Sport'a verdiği röportajda, 2005 yılında İstanbul'da oynanan Şampiyonlar Ligi Finali'ni hatırlattı.
Crespo, Lautaro Martínez'in gol sayısında kendisini yakalamasının kendisinde "çifte his" yarattığını ifade etti: "Bir yandan mutluyum, çünkü Lautaro imkansız bir seviyeye geldi. Diğer yandan hüzünlüyüm, çünkü zaman geçiyor; 50 yaşımı aştım, saçlarım ağardı. Artık San Paolo’da oyuncularımla minyatür maçlar yaparken eskisi gibi hareket edemiyorum. Ama şimdi düşünmem gereken başka şeyler var: Brezilya’nın devlerinden birinin başındayım ve tüm enerjimi bu kulübü yeniden zirveye taşımaya harcıyorum."
“Lautaro komple bir forvet, artık tam bir lider”
Crespo, Inter ve Arjantin formalarıyla büyük başarılara imza atan Lautaro'yu överken, "Her yönüyle eksiksiz bir santrfor. Ceza sahasında ölümcül, takım oyununa katkı veriyor, boş alanlara iyi koşu yapıyor, driplingi güçlü. Artık olgunluk çağında ve bunu sahada net biçimde gösteriyor. Rakip savunmalar ondan çekiniyor, bu da onun ne kadar olgunlaştığının göstergesi," dedi.
“Arjantin formasıyla attığım her golü öperek kutladım”
Milli takım kariyerini "harika" olarak tanımlayan Crespo, ilk golünü 1998 Dünya Kupası elemelerinde Ekvador’a karşı attığını hatırlattı: "O takım inanılmazdı. Batistuta, Veron, Simeone, Zanetti, Ortega… Hepimiz Dünya Kupası hayaliyle büyümüştük. 1986’daki Maradona mucizesi bizim için efsaneydi. Ama biz o rüyayı yeniden yaşatamadık, bu hep içimde ukde kaldı."
Crespo, 2002'deki Japonya-Kore faciasını "tam bir felaket" olarak nitelendirirken, 2006’da Almanya karşısında penaltılarla elenmenin hâlâ canını acıttığını ifade etti.
“Maldini sadece kaptan değil, bir okuldu”
Crespo, birlikte oynadığı en özel ismin Paolo Maldini olduğunu belirtti: "Sadece yeteneğiyle değil, karakteriyle fark yaratıyordu. Milan’daki o bir sezon, bana gerçek bir kaptanın nasıl davranması gerektiğini öğretti."
“Ancelotti, Mourinho ve Bielsa… Üç büyük öğretmenim”
Teknik direktörlük kariyeri hakkında da konuşan Crespo, ilham aldığı üç ismi şöyle sıraladı: "Ancelotti bana baba gibiydi. Mourinho inanılmaz bir motivatör; oyuncularının beynine girmeyi biliyor. Bielsa ise tam bir vizyoner. Onlardan çok şey öğrendim. Elbette onların kariyerine ulaşmam zor ama ben de Arjantin’de, Brezilya’da, Katar’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nde kupa kaldırdım."
“Parma benim evim gibiydi”
Futbolculuk döneminde en çok bağ kurduğu kulübün Parma olduğunu vurgulayan Crespo, "Beni çocuk yaşta aldılar, dünya çapında bir santrfor yaptılar. Orada birçok kupa kazandım. O günleri düşündükçe gülümsüyorum" dedi.
Crespo, Van Basten hayranı olduğunu da ekleyerek, "Onu taklit etmeye çalışırdım ama imkânsızdı. O başka bir gezegendendi" ifadelerini kullandı.
“İstanbul 2005... Yıllarca o maçı izleyemedim”
Efsane golcü, kariyerinin en büyük yaralarından birinin 2005 Şampiyonlar Ligi finali olduğunu itiraf etti: "İlk yarıda 3-0 öndeydik, iki gol attım, ama sonra Liverpool geri döndü ve penaltılarda kaybettik. Yıllarca o maçı izleyemedim. Ancak kısa süre önce o hikâyeyle barıştım. Yine de fazla kurcalamayalım, yoksa sinirlerim bozuluyor."
“Bir gün İtalya’da teknik direktörlük yapmak istiyorum”
Son olarak geleceğe dair hedefini paylaşan Crespo, "Avrupa’da, özellikle İtalya’da bir takımı çalıştırmak isterim. Bu hikâyenin güzel bir kapanışı olurdu. Şimdilik tüm odağım São Paulo’da ama kim bilir, belki bir gün Serie A’da yeniden buluşuruz" sözleriyle röportajı sonlandırdı.