Türk Futbolunda Gelişmeler ve Eleştiriler

Türk Futbolunda Gelişmeler ve Eleştiriler

Sporda hem güzel hem de çirkin unsurlar bir arada. Futbolcuları rahat bırakın ve bize daha fazla güzellik sunmalarına izin verin. Barış Alper, annesiyle birlikte horon tepiyor ve bunu sosyal medyada paylaştı; ancak kötü yorumlar nedeniyle o güzel anları kaldırmak zorunda kaldı. Eğer annesi hakkında yapılan olumsuz yorumları görmediyseniz, şanslısınız; zira bu tür iğrençliklerle karşılaşmamışsınız. Önceleri anne figürüne daha kutsal bir yerden bakardık, anneler cinsiyetsiz birer melek gibi varlıklar değil miydi? Ama maalesef, bazı insanlar o videoya da kötü yorum yapmayı tercih ediyor. Futbolcuları iki dakika rahat bırakın da biz de daha fazla güzellik izleyelim. Üstlerindeki gereksiz ağırlığı kaldırsak, daha fazlasını yapacaklarına eminim. Medyanın sporun güzel yönlerini konuşmayı bırakması da üzücü; onlardan da bu konuda bir ricamız var.

ALT YAPILARDA GELİNEN NOKTA UMUT VADEDİYOR

Bu ülkede güzel şeyler de oluyor; ancak onlara odaklanmadığımız için göremiyoruz. Bu nedenle manşetlerimiz ve sosyal medyamız hep negatif. Örneğin, 22 yıl aradan sonra bir kadın hakem, Asen Albayrak, maç yönetti. Bunu büyütelim ve sayısının artmasını dileyelim. Ayrıca, futbolcularımızın sayısının artması da önemli bir gelişme. Geçen sezon 7.800 oyuncu gelişim liglerinde yarışırken, bu sezon bu sayı 18.600’e yükseldi. Türkiye Futbol Gelişim Direktörü Emrah Bayraktar’ı tebrik etmek lazım. 2026-2027 sezonundan itibaren profesyonel liglerde mücadele eden kulüpler, U19, U17, U16, U15 ve U14 takımlarıyla gelişim liglerine katılmak zorunda kalacak. Seçilmiş amatör kulüpler de sisteme dahil edilecek, bu da gelişim liglerinin yapısını genişletecek. Türkiye genelinde yaklaşık 400.000 lisanslı futbolcu 19 yaş altı olarak mevcut. 2026-2027 sezonundan itibaren, U14 ile U19 arasında 25.000 oyuncu gelişim liglerinde mücadele edecek. Bu oldukça iyi rakamlar. Genç oyunculara yatırım yapmak, Türk futbolunun geleceğine yatırım yapmak demektir. Bu sayede özlediğimiz frikik gollerine ve volelere kavuşabiliriz. Ancak bunları konuşmak yerine, Kerem'in gülüşüne ya da Barış Alper’in annesine yapılan olumsuz yorumlarla nasıl ilerleyeceğiz, bu belirsiz.

GRAF SİNİR AĞLARI İLE FUTBOLDA YENİ DÖNEM

Biz neyi konuşuyoruz? Arog filmindeki meşhur repliğe benzer bir şekilde, günlerimizi geçiriyoruz. ‘Paralel evrende 5 dakika gerideyiz’ der gibi, bu gündemlerle evet, paralel evrende geride kalıyoruz. Oysaki dünya, kültür ve teknoloji inşa etmekle meşgul. Her yıl Mart ayında Boston’da MIT Sloan Spor Analitik Konferansı düzenleniyor. Bu yıl 80’den fazla kulüp, 2.500’den fazla katılımcıyla, oyuncuların topla buluşmadıkları %97’lik sürede ne yaptıklarını ölçen modelleri tartıştı. Bu yılki konferansta sunumların odağında topsuz alanlar vardı. Yeni bir model geliştirilmiş: Graf Sinir Ağları. Bu model, bir oyuncunun topla buluşmadığı anlarda rakip savunmanın düzenini bozduğu fikrini ölçümleyebiliyor. Yani bir kanat oyuncusu topla hiç buluşmasa bile, yaptığı koşuyla rakip beki üzerine çekip bir boşluk yaratıyorsa, bu veri artık asist kadar değerli olarak değerlendiriliyor.

FUTBOLDA ŞANS KELİMESİ TEDAVÜLDEN KALKABİLİR

Yapay zeka ve veri analitiği, karar verme hızını da etkiliyor. Bir oyuncunun pas vermeden önceki o kısa karar anında, tüm opsiyonlar taranıyor. Bilgisayar, en riskli ama en ödüllü pas opsiyonunu hesaplıyor ve oyuncunun tercihini buna göre değerlendiriyor. Oyun zekası dediğimiz kavram artık ölçümlenebilir hale geliyor. Ölçülebilir futbolda şans kelimesi de tedavülden kalkmaya hazırlanıyor. Bir takımın 90 dakika boyunca sahadaki dizilişi ve disiplininde kaç santimetre saptığı ölçülebiliyor. Bu sayede savunma şanssızlığı yerine veriler üzerinden değerlendirmeler yapılacak. Transfer şansı ve şanssızlığı da buna eklenmeli. Konferansın en dikkat çekici raporlarından biri, bir oyuncunun transfer sonrası gideceği takıma uyumunu simüle edebilme üzerineydi. Oyuncu, gittiği takımın sisteminde gol/asist katkısını artırma veya düşürme tahmini üzerine %85 doğrulukla cevap verebilen bir Dijital İkiz teknolojisi duyuruldu. Bu ve benzeri teknolojik gelişmelerin yanı sıra, performansı ve hikayeyi ekleyen Batı Avrupa futbolu karşısında, bizim gündemimiz fazla sığ kalıyor gibi görünüyor.

EDERSON VE TÜRKİYE'DE KARŞILAŞTIĞI İLGİNÇ TABLO

Hikayeyi performansla ilişkilendirip, oyunu daha yukarı taşıyabileceğimiz bir ortam yaratmadan nasıl yarışmaya devam edebiliriz? Ederson örneğini ele alalım. Manchester City’de, performansını yüksek tutması için her türlü ortam sağlanırken, hikayesini yazabiliyor ve onu destekleyen taraftarla anı biriktirebiliyor. Ancak burada denkleme eşi de dahil oluyor! Sosyal medya üzerinden hakaretler ve olumsuz yorumlar... Performansı artırmak için kulüpler teknolojiyi takip ederken, bizler de hikayeyi takip etmeliyiz. Bu konu bu kadar basit. Bize düşen, Onuachu gibi bir golcüyü, eski gol kralı hocasının altında coşarken hatırlayıp, Fatih Tekke’nin 31 gol attığı sezonu anımsayıp bu ikiliyi golcülük üzerine konuşturmak olmalı. Kulüplere düşen ise Avrupa’da mart ayını göremiyorlarsa, Boston’da mart aylarını kaçırmamak olmalı. Zaten bunu yakalarlarsa, diğer hususların seyahat bileti sürekli cebinde olur.

Topics

Related news